Düşünün sabah evinizden çıktınız, aracınıza
doğru yavaş yavaş ilerken işte ne yapacağınızı, gün içindeki toplantıları ve hatta akşam için planlarınızı düşünüyorsunuz. Aracınızı park ettiğiniz yere gelince bir
an afallıyorsunuz, çünkü aracınız yerinde yok! Oysa ki park ettiğiniz yerde park
yasağı da bulunmuyor. Büyük bir ihtimalle herkesin yaptığı gibi siz de büyük paniğe
kapılacaksınız. Yıllarca birikim yapıp satın aldığınız aracınız bir gece de buhar
olup uçtu, şimdi ne yapacaksınız?
Bu noktada birçok
araç sahibi için aracın kaskosunun olup olmadığı çok büyük önem arz ediyor. Çünkü
artık özellikle büyük şehirlerde araç çalınması sıradan bir olay haline gelmeye
başladı. Eğer aracın kaskosu yoksa bilin ki aracınızın bulunması çok zor. Araçları
çalanlar birkaç saat içinde aracı parçalara ayırarak elden çıkarıyorlar çünkü… Tabii
biraz şanssızlıysanız aracınızın başka bir maksatla çalındığına dua bile edebilirsiniz!
Neden mi? Çünkü son dönemde yeni bir araç hırsızlığı daha türedi. Özellikle lüks
araçlar çalınarak bu araçlarla büyük alışveriş merkezlerinde soygunlar yapılıyor.
Dikkat çekmemek için böyle bir yol seçen soyguncular bir süre sonra deşifre olarak
yakalanıyor veya aracı terk ediyorlar.
Kaskonuz varsa ne yapacaksınız?
Tabii yukarıda anlatılanlar iki farklı örnek;
bizim için önemli olan aracın kasko sigortasına sahip olup olmadığı… Eğer aracınız
sigortalıysa ilk olarak en yakındaki karakola gitmeli ve tutanak tutturmalısınız.
Daha sonra aracınızın çalındığını sigorta şirketine bildirmelisiniz gerekiyor. Aracınızın
yasal bekleme süresi 30 gündür, bu süre içerisinde aracınız bulunmazsa aşağıdakileri
adım adım yapmanız gerekiyor:
Aracınızın bulunamadığını sigorta şirketinize haber verin
Sigorta şirketinizden Hırsızlık Masası, Karakol
ve Asayiş Şube Müdürlüğü'ne hitaben aracınızın bulunup bulunamadığını soran bir
yazı talep edin.
Söz konusu yazıyı hırsızlık masası veya karakola
götürüp, cevabi yazıyı alın ve sigorta şirketinize teslim edin.
Aracınızın çalındığına dair karakolda tutturulan
tutanak ile hırsızlık masasından sigorta şirketine hitaben yazılmış yazının birer
kopyasını ile birlikte Trafik Tescil Müdürlüğü'ne giderek aracınızın trafikten silinmesi
işlemlerini yapın ve "çalınmıştır" ibaresi ile kaşelenmiş ruhsatı alın.
Elinizdeki bu evrakların yanı sıra varsa vergi borcunuzu da kapatarak
sigorta şirketinize dosyanız ile müracaat edin.
Evraklarınız sigorta şirketinde incelenecek
ve tazminat almanıza mani özel bir durum yoksa aracınız için belirlenen tazminat
değeri size en kısa sürede ödenecektir.
Tabii burada aklınıza şu soru gelecektir: Ya aracım sonradan bulunursa? Bu tür olaylarda
sigorta şirketi araç sahibine aracı geri alıp almak istemediğini sorar. Eğer aracı
geri almak isterseniz o tarih itibariyle rayiç bedeli ödeyerek aracınızı geri alabilirsiniz.
Eğer aracı geri almak istemezseniz sigorta şirketinin araç ile ilgili bir tasarrufta
bulanabilmesi için şirkete vekâlet vermeniz gerekiyor.
Araç anahtarı üzerindeyken çalınırsa ne olacak?
Anahtar üzerindeyken çalınan araçlarla ilgili
farklı uygulamalar var. Bu konuda 15.09.2006 tarihinde Kara Taşıtları Kasko Sigortası
Genel Şartlarında bir düzenleme yapılarak “Araç anahtarının ek sözleşmede belirtilen
haller sonucunda ele geçirilmesi suretiyle aracın çalınması ve çalınmaya teşebbüsü
sonucu meydana gelecek ziya ve hasarlar” şeklinde bir yaklaşım getirilmiştir. Böylece
ek sözleşmede belirtilen haller dışında anahtar üzerindeyken araç çalınırsa bu kasko
sigortası kapsamı dışına çıkmakta ve hiçbir tazminat talep edilememektedir. Bu noktada
tüketicilerin kasko yaptırırken imzaladıkları ek sözleşmeye dikkat etmek gerekiyor.
Çünkü sigorta şirketleri özellikle otoparktaki kâhyalara veya otellerdeki görevlilere
teslim edilip anahtarları üzerindeyken çalınan araçları kasko sigortası kapsamının
dışında tutma eğilimindeler. Bu tür olaylar duruma bağlı olarak ya emniyeti suiistimal
kapsamına ya da dolandırıcılığa giriyor. Bu sebepten kasko bir ödeme de bulunmayabiliyor.
Bu tür durumların ek sözleşmede tanımlanması gerekiyor, bu yüzden sigorta şirketinde
sözleşme imzalarken bu durumu sormalısınız.